İçindekiler
ABD'deki Ulusal Sağlık Enstitülerinde (NIH) mevcut olan çeşitli çalışmalar, beslenmenin bipolar bozukluktaki rolünü incelemiştir. Sonuçları, dengeli beslenmenin kapsamlı bir tedavinin parçası olarak destekleyici olabileceğini göstermektedir.
Bipolar bozukluk; ruh hâlinde, enerjide, etkinlik düzeyinde ve odaklanma kapasitesinde önemli değişimlerle karakterizedir. Bu durum, kişinin duygusal, fiziksel, iş ve sosyal yaşamını etkileyebilir.
Bazı dönemlerde depresif epizodlar ortaya çıkar. Diğer zamanlarda ise öfori, daha az uyku ihtiyacı, hızlanmış düşünceler, dürtüsellik ya da alışılmadık derecede yüksek enerjiyle seyreden mani veya hipomani dönemleri görülebilir.
Bu değişimler yalnızca günlük yaşamı etkilemez. Dinlenmeyi, öğünleri düzenlemeyi, fiziksel aktiviteyi ve diğer sağlık sorunlarıyla ilgilenmeyi de zorlaştırabilir. Bu nedenle, günlük alışkanlıklar değerli bir tamamlayıcı olabilir; ancak tıbbi bakımı ve önerilen tedaviyi asla ikame etmez.
DASH diyeti ve bipolar bozukluk: Bilimin incelediği ilişki
İncelenen araştırmalar, beslenme kalitesi, metabolik sağlık ve bipolar bozukluğun seyri arasında olası bağlantılar bulmuştur. İlgi gören beslenme modellerinden biri, adını Dietary Approaches to Stop Hypertension ifadesinden alan DASH diyetidir.
Bu plan, başlangıçta hipertansiyonu önlemek veya kontrol altına almak için tasarlanmıştır. Taze gıdalara, life, kaliteli proteinlere ve aşırı sodyum, şeker ile doymuş yağ tüketiminin azaltılmasına dayanır.
Bipolar bozukluğu olan kişilerde obezite, hipertansiyon, tip 2 diyabet veya kardiyovasküler hastalık gelişme riski daha yüksek olabilir. Bazı durumlarda hareketsiz yaşam, uyku bozuklukları, düzensiz beslenme veya belirli ilaçlar etkili olur. Bu nedenle, kalp-damar sağlığını korumak da genel iyilik hâlinin bir parçasıdır.
Bu, tansiyonun ruh hâli değişimlerine doğrudan neden olduğu ya da DASH diyetinin bipolar bozukluğu iyileştirebileceği anlamına gelmez. Mevcut kanıtlar, olası bir tamamlayıcı faydaya işaret etmektedir; ancak özel öneriler oluşturmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
Dengeli beslenmede önerilen gıdalar
DASH diyeti çeşitli gıdaların dengeli bir bileşimine öncelik verir. Bunlar arasında şunlar bulunur:
- Tam tahıllar; örneğin yulaf, esmer pirinç veya tam buğday ekmeği.
- Balık ve yağsız etler.
- Yumurta.
- İyi tolere edildiğinde az yağlı süt ürünleri.
- Soya ürünleri ve diğer bitkisel protein kaynakları.
- Ölçülü porsiyonlarda kuruyemişler ve tohumlar.
- Taze meyve ve sebzeler.
Bu gıdalar protein, lif, vitamin, mineral ve sağlıklı yağlar sağlar. Ayrıca gün boyunca enerjinin korunmasına yardımcı olur ve genel sağlığı destekler.
Uygulamada, tüm beslenme düzeninizi bir günden diğerine değiştirmeniz gerekmez. Basit değişikliklerle başlayabilirsiniz: Öğününüze bir sebze eklemek, rafine bir tahılı tam tahıllı bir seçenekle değiştirmek ya da çok şekerli ürünler yerine meyve ve kuruyemiş tercih etmek gibi.
Kalp-damar değerlerinize de dikkat etmeniz gerekiyorsa, baklagillerle kolesterolün nasıl kontrol edilebileceğini okumanız yardımcı olabilir.
Egzersiz, uyku ve öğün düzeni
Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı bir kiloyu korumaya, stresi azaltmaya ve dinlenmeyi desteklemeye yardımcı olabilir. Etkileri kişiden kişiye değişmekle birlikte, iyilik hâli hissine de katkıda bulunabilir.
Zorlu rutinlerle başlamanız gerekmez. Yürümek, yüzmek, dans etmek veya bisiklete binmek iyi seçenekler olabilir. Önemli olan, fiziksel durumunuza ve sağlık profesyonellerinizin önerilerine uyarlanmış, güvenli ve sürdürülebilir bir aktivite seçmektir.
Yemek ve uyku için de görece sabit saatler korumak faydalıdır. Uykusuzluk ve rutindeki ani değişiklikler duygusal dengeyi etkileyebilir. Öngörülebilir bir günlük düzen, genellikle öz bakımı kolaylaştırır.
Sınırlandırılması gereken gıdalar ve maddeler
İncelenen çalışmalar, tatlılar, tuz, şekerli içecekler ve alkolün aşırı tüketiminin azaltılmasının yararlı olduğunu belirtmektedir. Bu ürünler, daha besleyici gıdaların yerini almanın yanı sıra metabolik ve kalp-damar sağlığına zarar verebilir.
Alkol özel dikkat gerektirir. Uykuyu bozabilir, ruh hâlini etkileyebilir ve bazı ilaçlarla etkileşime girebilir. İlaç kullanıyorsanız, tüketmeden önce doktorunuza veya eczacınıza danışın.
Ayrıca bol miktarda kırmızı ve işlenmiş et, trans yağ, doymuş yağ ve rafine karbonhidrat içeren Batı tipi beslenme düzenini sınırlamak da önerilir. Bu beslenme modelinin sık uygulanması, daha yüksek obezite, tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık riskiyle ilişkilidir.
Alternatif olarak, sebzeleri, baklagilleri, tam tahılları, balığı ve zeytinyağını önceliklendiren bir başka model olan daha uzun yaşamak için Akdeniz diyetini inceleyebilirsiniz.
Başvurulan bilimsel kaynaklar ne söylüyor?
Bu makaleyi hazırlamak için aşağıdaki bilimsel derlemelere başvurulmuştur:
- “Nutrition and bipolar disorder: a systematic review” - NIH.
- “Nutrition and bipolar depression” - NIH.
Bu yayınlar beslenme, metabolik sağlık ve bipolar bozukluk arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Sonuçları umut vericidir; ancak belirli bir diyetin psikoterapi, ilaç tedavisi veya psikiyatrik takibin yerini alabileceğini kanıtlamazlar.
Dengeli beslenme; düzenli egzersiz, dinlenme ve tıbbi kontrollerle birlikte daha iyi bir yaşam kalitesine katkıda bulunabilir. Öneriler, ihtiyaçlarınıza, olası hastalıklarınıza, ilaçlarınıza ve alışkanlıklarınıza göre uyarlanmalıdır.
Bipolar bozukluğunuz varsa ve beslenme düzeninizi değiştirmek istiyorsanız, önce psikiyatristiniz, doktorunuz veya beslenme uzmanınızla konuşun. İlaçlarınızı kendi başınıza bırakmayın ya da değiştirmeyin. Bir uzman, bu alışkanlıkları güvenli ve gerçekçi bir şekilde edinmenize yardımcı olabilir.
Beslenme ve beyin sağlığı hakkında okumaya devam etmek için Alzheimer'la nasıl mücadele edilebileceğine göz atabilirsiniz.
