İçindekiler
- 1. Hayatının tamamen yoluna girmesini beklemeyi bırak
- 2. Dinlenmeden ve kendini dinlemeden çalışmayı bırak
- 3. Herkesi memnun etmeye çalışmayı bırak
- 4. Hayatının her yönünü kontrol etmek istemeyi bırak
- 5. Değerini görmeyen insanlardan onay aramayı bırak
- 6. Başkalarını kurtarmaya, düzeltmeye ya da değiştirmeye çalışmayı bırak
- 7. Travmanın ve geçmişteki acının ağırlığını bırak
- 8. Beklediğin gibi gitmeyen her şey için yakınmayı bırak
- 9. Sana göre fazla küçük bir hayatla yetinmeyi bırak
- 10. İç sorunlarından kaçmak için kendini oyalamayı bırak
Daha iyi bir versiyonuna dönüşmek, kusursuz olmak demek değildir. Bu, kendine daha dürüst bakmak, enerjini korumak ve artık sana faydası olmayan şeyleri taşımayı bırakmak demektir.
Bazen değişim, daha fazla görev, daha fazla hedef ya da daha fazla beklenti ekleyerek başlamaz. Bazen bırakmakla başlar. Suçlulukları, başkalarının beklentilerini, eski korkuları ve seni yorgun bırakan yaşam biçimlerini bırakmakla.
Gerçekten büyümeye hazır hissettiğinde bırakmaya başlayabileceğin 10 şey bunlar. 🌿
1. Hayatının tamamen yoluna girmesini beklemeyi bırak
50, 60 ya da 70 yaşındaki insanlar bile her şeyi çözmüş değildir. Hayat, bir gün tamamlayıp bitirdiğin bir liste gibi işlemez. Her zaman yeni sorular, yeni evreler ve senin yeni versiyonların ortaya çıkar.
Hepimiz öğrenmeye devam ediyoruz. Hepimiz değişiyoruz. Hepimiz göründüğünden daha fazla doğaçlama yapıyoruz.
İlerlemek için tüm cevaplara sahip olman gerekmez. Bugün elindeki bilgiyle kararlar verebilirsin. Yanılabilirsin. Yönünü düzeltebilirsin. Bu da olgunluktur.
Omuzlarından her şeyi bilme baskısını indir. Bazen kafanın karışık olması, başarısız olduğun anlamına gelmez. Bu, hayatta olduğun, büyüdüğün ve yolunu anlamaya çalıştığın anlamına gelir.
2. Dinlenmeden ve kendini dinlemeden çalışmayı bırak
Hırslı olmakta yanlış bir şey yok. Hedeflerin olması, kariyerinde büyümek istemen ya da bir proje için çabalaman sana büyük bir tatmin verebilir.
Sorun, değerin yalnızca üretmekten ibaretmiş gibi durmadan çalıştığında ortaya çıkar. 7/24 çalışmak ne duygusal iyiliğin için ne de bedenin için sağlıklıdır.
Bazen işi bir sığınak olarak kullanırız. Canımızı acıtan şeylere bakmamak için kendimizi yapılacaklarla doldururuz: yürümeyen bir ilişki, birikmiş bir hüzün, boşluk hissi ya da kendimizle yapmamız gereken bir konuşma.
Dinlenmek zaman kaybetmek değildir. Dinlenmek de büyümenin bir parçasıdır. Daha iyi düşünmene, daha iyi hissetmene ve daha net bir yerden karar vermene yardımcı olur.
Küçük bir şeyle başla: telefonsuz bir yürüyüş, yükümlülüksüz bir öğleden sonra ya da uyumadan önce on dakikalık sessizlik. Zihninin de alana ihtiyacı var.
3. Herkesi memnun etmeye çalışmayı bırak
Ne kadar uğraşırsan uğraş herkesi mutlu edemezsin. Her zaman senden farklı bir şey bekleyen biri olacaktır. Her zaman sınırlarını, kararlarını ya da yaşam biçimini anlamayan biri bulunacaktır.
Ve bu, yanlış bir şey yaptığın anlamına gelmez.
Herkesi memnun etmeye çalıştığında, sana ait olmayan duyguları taşımaya başlarsın. Başkasının öfkesinden, başkasının hayal kırıklığından ve kimsenin senden korumanı istemediği beklentilerden sorumlu hale gelirsin.
İyi biri olmak, her şeye evet demek değildir. Huzurunu seçtiğinde, sınır koyduğunda ve başkalarını rahatsız etmemek için kendine ihanet etmeyi bıraktığında da iyi bir insansın.
Eğer bu konu sana yakın geliyorsa, suçluluk ve utanma olmadan öz sevgi kurmak hakkında okumak da sana yardımcı olabilir.
4. Hayatının her yönünü kontrol etmek istemeyi bırak
Güvende hissetmek istemek normaldir. Adımlarımızın her birini planlayabileceğimize, her hatadan kaçınabileceğimize ve her sorunu önceden sezebileceğimize inanmak hepimizi sakinleştirir.
Ama hayat her zaman planlarımıza göre yanıt vermez. Beklenmedik değişimler, düşündüğümüzden farklı davranan insanlar ve kontrolümüzün dışında gelişen durumlar vardır.
Her şeyi kontrol etmeye çalışmak seni sonunda tüketir. Seni sürekli tetikte tutar. Her sürprizi bir tehditmiş gibi yaşamana neden olur.
Kontrolü bırakmak vazgeçmek değildir. Bu, neyin sana bağlı olduğunu ve neyin olmadığını öğrenmektir.
Tepkinin nasıl olacağı, kendine nasıl bakacağın, hangi sınırları koyacağın ve hangi kararları alacağın sana bağlıdır. Havanın durumunu, başkalarının fikrini, geçmişi ya da bir başkasının zamanlamasını kontrol etmek sana bağlı değildir.
5. Değerini görmeyen insanlardan onay aramayı bırak
Ne kadar yetenekli, duyarlı ya da özel olursan ol fark etmez: seni göremeyecek insanlar her zaman olacaktır. Ve bu acı verse de, bu senin değerini belirlemez.
Değerin, aldığın alkışla, yanıtlanan mesajlarla ya da hayatındaki önemli birinin onayıyla ölçülmez.
Seni seven insanların da seni her zaman beklediğin gibi övmemesi normaldir. Bazen severler ama bunu nasıl göstereceklerini bilmezler. Bazen dikkati dağılmış olur. Bazen de kendi meseleleri vardır.
Özsaygını, ona nasıl bakacağını bilmeyen birinin ellerine bırakma.
Kimse kutlamasa bile başarılarını fark et. Başkaları emeğini küçümsese bile emeğini onayla. Kendini net görmekte zorlandığını hissediyorsan, kendi değerini görmediğine dair ince işaretler hakkındaki bu yazı sana yol gösterebilir.
6. Başkalarını kurtarmaya, düzeltmeye ya da değiştirmeye çalışmayı bırak
Hepimizin hayatında ne pahasına olursa olsun yardım etmek istediği biri olmuştur. Bir partner, bir aile üyesi, bir arkadaş. Kaybolmuş, yaralı ya da onu acıtan kararlara sıkışıp kalmış gibi görünen biri.
Birini sevmek, onu kurtarıcısı yapmaz.
Yanında olabilir, dinleyebilir, öneride bulunabilir ve destek verebilirsin. Ama bir başkası için içsel çalışmayı sen yapamazsın. O kişinin bakmak istemediği bir yarayı sen iyileştiremezsin. Değişmek istemeyen birini sen değiştiremezsin.
Yardım etmek, başkasının hayatının yükünü sırtlanmak demek değildir. Bir ışık, bir ilham, bir destek olabilirsin. Ama her insan ne zaman ve nasıl dönüşeceğine kendisi karar vermelidir.
Bu rolü bırakmak canını yakabilir, özellikle de çok seviyorsan. Ama aynı zamanda, hiç de tamamen sana ait olmayan bir sorumluluktan seni özgürleştirir.
7. Travmanın ve geçmişteki acının ağırlığını bırak
Hepimizin bir hikâyesi vardır. Bazı bölümleri güzeldir. Bazıları acıtır. Belki terk edilme, reddedilme, istismar, kayıplar, aşağılanmalar ya da seni küçük hissettiren anlar yaşadın.
Geçmişi bırakmak, yaşananları inkâr etmek demek değildir. Seni inciten kişiyi haklı çıkarmak da değildir.
Bu, o yaranın hayatının tamamını yönetmesine artık izin vermemek demektir.
Olanları geri alamazsın. Eskiden olduğun kişiye birebir geri dönemezsin. Ama kendini daha fazla farkındalıkla, daha fazla şefkatle ve daha fazla güçle yeniden inşa edebilirsin.
Hikâyen bazı şeyleri açıklar, ama her şeye senin adına karar vermek zorunda değildir.
Kendine yas tutma izni ver. Konuş. Yaz. Gerekirse yardım iste. Bazen iyileşmek, unutmak değil; içini yıkmadan hatırlayabilmektir. Daha derinlemesine bakmak istersen, kendini kabul etme ve kusurlarını sevme yolculuğu hakkında okumak faydalı olabilir.
8. Beklediğin gibi gitmeyen her şey için yakınmayı bırak
Hayatta her zaman beklenmedik durumlar olur. İşe geç kalırsın. Bir plan iptal olur. Biri gömleğine kahve döker. Bir işlem beklenenden uzun sürer. Bir mesaj beklediğin zamanda gelmez.
Elbette hayal kırıklığı yaşayabilirsin. Sen insansın. Ama her küçük rahatsızlığı büyük bir trajediye dönüştürürsen, kendini sürekli gergin bir halde yaşamaya mahkûm edersin.
Sürekli şikâyet etmek enerjini çalar. Seni sadece eksik olana, rahatsız edene ya da yanlış giden şeye bakmaya iter.
Her şey duygusal yıpranmanı hak etmez.
Küçük bir duruma takılmadan önce kendine sor: Bu bir hafta sonra hâlâ önemli olacak mı? Bunu çözebilir miyim? Bunu bırakabilir miyim? Bazen huzur, tepki vermeden önce verilen o küçük arada başlar.
9. Sana göre fazla küçük bir hayatla yetinmeyi bırak
Yetinmek rahat görünebilir. Artık seni beslemeyen bir ilişkide kalırsın. Seni söndüren bir işte devam edersin. Başlamak korkuttuğu için bir hayali ertelersin. İçten içe bir şeylerin uyuşmadığını bilsen de, kendine bunun o kadar da kötü olmadığını söylersin.
Konfor, yumuşak bir kafes olabilir. Her zaman sert acıtmaz ama sınırlar.
Hayat, yalnızca hayatta kalmak için değil, yaşamak içindir. Ve konfor alanından çıkmak korkutsa da, gerçek büyümen çoğu zaman tam orada başlar.
Korkudan hep aynı şeyi seçersen farklı sonuçlar bekleyemezsin.
Her şeyi bir anda değiştirmen gerekmez. Küçük bir kararla başlayabilirsin: öz geçmişini güncellemek, dürüst bir konuşma yapmak, bir hobine geri dönmek, bir proje için para biriktirmek ya da yönlendirme istemek.
Bir değişim dönemindeysen, hayatında değişimi kucaklamak için neden hiçbir zaman geç olmadığı üzerine bu yazı sana eşlik edebilir.
10. İç sorunlarından kaçmak için kendini oyalamayı bırak
Hepimiz zaman zaman oyalayıcı şeyler kullanırız. Sonsuz bir dizi, sosyal medya, alkol, alışveriş, yemek, iş ya da hissettiklerimizden uzak tutan herhangi bir şey.
Burada amaç kendini suçlamak değildir. Bazen biraz oyalanmak zihnin dinlenmesine yardımcı olur. Sorun, dikkat dağıtmanın kendinden kaçmanın bir biçimine dönüşmesidir.
Bin bölüm izleyebilir, her hafta sonu dışarı çıkabilir ya da takvimini planlarla doldurabilirsin; ama ilgilenmediğin şey, kendini göstermenin bir yolunu bulur. Bedende, kaygıda, sinirlilikte, yorgunlukta ya da tekrar eden ilişkilerde.
İçine bakmak cesaret ister. Ama sana gücünü de geri verir.
Basit sorularla başla: Neyi hissetmekten kaçıyorum? Neyi kabul etmem gerekiyor? Kendimle hangi konuşmayı erteledim? Benim hangi parçam yargı yerine bakıma ihtiyaç duyuyor?
Günlük tutmak, güvendiğin biriyle konuşmak ya da profesyonel yardım istemek iyi bir başlangıç olabilir. Eğer kaygı ya da duygusal bunalmayla mücadele ediyorsan, kaygıyı yenmek için pratik ipuçları içeren bu yazı da sana yol gösterebilir.
Bırakmak tek bir günde olmaz. Bazen ilerlersin, geri gidersin ve yeniden denersin. Önemli olan, kendini daha fazla farkındalıkla seçmeye başlamandır.
Başka biri olmak zorunda değilsin. Belki de tek ihtiyacın olan, sana sen olma imkânı vermeyen her şeyi yavaşça bırakmaktır.